Öğretmenlerin Rolü

Yazı, kaynak metinden alıntılanmıştır.

Alternatif okullar için öğretmen eğitiminde kullanılan çeşitli izleklerden görülebileceği gibi, alternatif eğitimde tek bir “öğretmen” tanımı yoktur. Varolan alternatif okullarda öğrenme ve öğretme deneyimi ile ilgili kavrayışların çeşitliliği düşünüldüğünde öğretmenin alternatif eğitimde ne olmadığını tanımlamak daha kolaydır: Alternatif eğitimin bütün modelleri öğrenen odaklı sistemler olduğundan, öğretmenler asla tek görevi müfredat içeriğinin öğrenciye aktarılması olan aktörler olarak görülmezler. Değişken müdahil olma dereceleri ile öğretmenin rolü; öğrencinin ihtiyacı olduğunda faydalanabileceği bir koç olmak ile deneysel öğrenme ortamında uyarlanmış öğrenme deneyiminin sağlayıcısı, tertipleyicisi ve yöneticisi olmak aralığında farklılıklar gösterebilir.

En az müdahil olan öğretmen modeli demokratik veya özgür okullarda bulunabilir. Örneğin Summerhill’de öğretmenler program dahilinde derslerini yürütürler ama derslere katılıp katılmamaya öğrenciler karar verirler. İsviçre Beatenberg Enstitüsü öğretmenleri, bire bir toplantılarla her bir çocuğun kendi öğrenme deneyimini ve motivasyonunu anlamasına ve kendisi için hedefler koymasına yardım eden bireysel koçlar olarak tanımlar. Christchurch, Yeni Zelenda’daki Tamariki Okulu’nda özgür/demokratik okullarda görev yapacak öğretmenlerde aranan özelliklerle ilgili net kriterler geliştirilmiştir: Çocukların öğrenme süreci büyük oranda kendi kontrollerindedir. Destek olmak ve sürece müdahil olmak ile çocuğun aktivitesini engellememek arasında bir denge gözeterek çalışmak öğretmenin sorumluluğundadır.

Öğretmen tarafından başlatılan herhangi bir faaliyet baskı yapılmadan ortaya konur, örneğin materyaller çocuklar hazır olduğunda ortaya çıkarılır. Öğretmenler, çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarını takip eder ve gerektiğinde bunları eklemleyebilmesi için çocuğa yardım eder. Çocuklar hangi öğretmenle çalışacaklarını seçmekte özgürdür, bu nedenle öğretmenler bir çocuğun farklı bir öğretmenle çalışmak isteyebileceğini anlayabilmelidir. Öğretmenler uyuşmazlıkları çözmek için, nasıl işlediği detaylı olarak açıklanmış bir talep ve toplantı sistemini işletir. Toplantılarda bir öğretmen bir çocukla aynı haklara sahiptir.

Oyun çocukların işi olarak anlaşılır, ve yapılan aktivitelerin doğal akışında gerçekleşmesi ve yetişkin istekleri tarafından rasgele bölünmemesi için gerekli ortamı sağlamak öğretmenin sorumluluğundadır. Talep ederlerse, çocuklar bireysel olarak ya da gruplar halinde dil ve matematik dersi alırlar, öğretmenler bu dersler için hazırlıklı ve ulaşılabilir olmalıdır. Dil ya da matematik konusunda herhangi bir ilgisi olmayan çocuklar içinse özel programlar hazırlanır.

Öğrencilerin duygusal ve ahlaki gelişmesine yaptığı özel vurgu ile Waldorf-Steiner pedagojisi, her bir çocuğun duygusal ve gelişimsel ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmeyi sağlayan uzun dönemli öğretmen öğrenci ilişkisinin önemini vurgular. ”Sınıf Öğretmeni” olarak adlandırılan bir öğretmen sıklıkla sekiz yıla kadar bir grup öğrenciye ders verir. Okul müfredatının bütüncül yaklaşımı, öğretmenlerin öğretme metodlarını ve materyallerini yaratıcı bir biçimde birleştirmelerini gerektirir.

Bir sınıf öğretmeni her sabah iki saat süren “ana ders”ten ve günün ilerleyen saatlerinde bir ya da iki dersden sorumludur. Ana ders sırasında öğretmen, farklı akademik konuları resim, müzik ya da drama gibi yaratıcı ve hayal gücü içeren aktivitelerle birleştirmeye çalışır.

Montessori okullarında öğretmenin rolü daha dolaylıdır: Temel görevlerinden biri çocukların içinde bulunduğu gelişim aşaması için yeterli olacak, bağımsız ve bütünsel öğrenme materyalleri içeren uyarıcı bir öğrenme ortamı sağlamaktır. Daha küçük çocuklar için materyaller hazır alınabilirken, daha ileri seviyelerde, Montessori öğretmenleri özelleştirilmiş müfredat ihtiyaçlarına ve gelişen öğrenci kapasitelerine uygun öğrenme materyallerini hazırlamak için ciddi zaman harcarlar.

Bazı alternatif okullar her sınıf için bir öğretmen kuralını uygulamazlar. Çoğu Montessori sınıfında ikinci bir öğretmen ya da bir asistan tarafından desteklenen bir öğretmen vardır. Öğretmenler genellikle belli bir anda bir ya da iki öğrenci ile çalışırlar, bireysel olarak ya da kendi kendine oluşmuş küçük gruplar halinde çalışan öğrencileri gözlemler ve tavsiyelerde bulunurlar.

Çoğu alternatif okulda, öğretmenler zamanlarını doğrudan ders vermekten çok bireylerin ya da küçük grupların öğrenme süreçlerini kolaylaştırmaya çalışarak ve danışmanlık yaparak harcarlar. Bireyselleştirilmiş eğitim kavramını temel alan bir okulda, öğretmenler bireysel olarak öğrencilere ulaştıkları yetkinlik derecelerine uygun yeni ilgi çekici materyaller sunmak durumunda olduklarından güçlü bir tespit yeteneğine sahip olmalıdırlar.

Çoğu alternatif okul, deneyimsel eğitim için alan açarlar. Round Square ve Outward Bound okullarında, bu hakim pedagojik yaklaşımdır. Deneyimsel eğitim, öğretmenlerin bilgiyi arttırmak, yetenekleri geliştirmek ve değerleri açıklamak için yapılan deneyimleme ve konu odaklı düşünme sürecinde öğrencilerle birlikte yol aldığı bir metodolojidir. Öğretmenler ilgi çekici ve öğrenenlerin inisiyatif kullanabildiği, kararlar alabildiği ve sonuçlardan sorumlu olduğu deneyimler tasarlarlar. Problemleri ortaya koymak ve uygulama ve deney yoluyla öğrenme sürecinde fiziksel ve duygusal güvenliklerini sağlayarak öğrencileri desteklemek öğretmenin görevidir.

Özgün öğrenme fırsatlarının farkında olabilmek, bir öğretmen için önemli bir yetkinliktir. Doğal süreçler içerisinde, hatalardan ve başarılardan öğrenme, problem çözme ve deneyimleme sürecine atfedilmiş temel faydalar olarak görüldüğünden öğretmenler karmaşıklık, belirsizlik, risk ve başarısızlıkla profesyonel olarak baş edebilmelidirler.

Kaynak: http://www.oecd.org/edu/ceri/40805108.pdf
Türkçeleştiren: Melike Funda Müftüoğlu

Paylaş:

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yazın

*